Dünyanın Yedi Harikası ve Hikayeleri

halikarnas-bodrum-mozolesi

Dünyanın Yedi Harikası olarak anılan yapı ve yapıtlara geçmeden önce, bu kavram hakkında biraz bilgi vermek gerekir. Dünyanın Yedi Harikası veya bir diğer ismiyle Antik Dönemin Yedi Harikası, tamamı insanoğlu tarafından inşa edilmiş yapı ve yapıtlarının en iyilerini temsilen söylenmektedir. Bu kavram ilk olarak M.Ö 5. yüzyılda tarihçi Heredot tarafından ortaya atılmıştır. Heredot’un yaptığı bu giriş üzerine M.Ö 4. yüzyılda Sidon’lu (Antik çağda önemli bir Fenike şehri) Antipatros, “Dünya’nın Yedi Harikası Üzerine” (Περὶ τῶν Ἑπτὰ Θεαμάτων) adlı bir eser yazarak bu listeyi oluşturmuştur. Liste daha sonraları çeşitli değişikliklere uğrasa da, günümüzde de kabul ettiğimiz “Dünyanın 7 harika listesi”, M.Ö 2. yüzyılda son şeklini almıştır.

Dünyanın Yedi Harikası olarak anılan yapılardan yalnızca Keops piramidi günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Diğer yapılar ise yangın ya da deprem gibi nedenlerden dolayı yok olmuşlardır.

Şimdi dilerseniz arkanıza yaslanın, müziğin sesini hafif açın ve birlikte Dünyanın Yedi Harikasına doğru keyifli bir gezintiye çıkalım.

[su_audio url=”http://www.directlinkupload.com/uploads/88.244.140.163/greek-soundtrack.mp3″ autoplay=”yes” loop=”yes”]

1. Keops Piramidi

misir-piramitlerinin-sirlari

Mısır’ın Giza bölgesinde bulunan en büyük antik yapı olan Keops piramidi, 4. Hanedanlık zamanında M.Ö 2560 yılında Mısır kralı Keops (Mısır lisanında Khufu) tarafından yaptırılmıştır. Bir grup tarihçi Giza Piramitleri’nin üçünün birden Dünyanın Yedi Harikası listesine girdiğini söylese de, bunlardan yalnızca Keops Piramidi listeye dahildir.

Bugün dahi sırları tam anlamıyla deşifre edilmiş olmamasına karşın, araştırmacılar Keops Piramidi’nin yapımının 20 yıl sürdüğünü düşünmektedir. Piramit ilk yapıldığında 146 metre yüksekliğindeydi, ancak bugün aşınmalardan dolayı yüksekliği 138 metre civarındadır. Piramidin dış bölümü kireç taşı ve granitten yapılmış ve tüm yapıda her biri ortalama 2,75 ton ağırlığında toplam 2.3 milyon taş blok kullanılmıştır. Piramidin her bir kenar uzunluğu 230 metre, eğimi 51 derece ve geometrik hata oranı %0,1’den daha azdır. Bu derece görkemli ve kusursuz bir yapının, o dönemin teknolojisiyle nasıl yapıldığı hala çözülemeyen sırlardan biridir. Ancak bu konuda bilim insanlarının ortaya attığı çeşitli varsayımlar bulunmaktadır. Piramitle ilgili oldukça çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Günümüzde dahi nasıl yapıldığı anlaşılamayan bu yapı, hala daha çözülmeyi bekleyen onlarca sırrı barındırmaktadır.

Keops Piramidi Dünyanın Yedi Harikası listesindeki tüm eserlerden daha eski bir tarihte yapılmasına rağmen, günümüze kadar ayakta kalabilen tek yapıdır. Ayrıca bu piramit, yapıldığı tarihten itibaren 4300 yıl boyunca dünyadaki en yüksek yapı olarak kayıtlara geçmiştir. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

2. Babil’in Asma Bahçeleri

babilin-asma-bahceleri

Babil’in Asma Bahçeleri olarak adlandırılan eser, M.Ö 7 yüzyılda Babil kralı Nebukadnezar tarafından yaptırılmıştır. Bu yapı, Babil’in çorak Mezopotamya çölünün ortasında, yapay dağlar, ağaçlar, akan sular ve egzotik bitkilerin bulunduğu çok katlı bir bahçedir.

Coğrafyacı Strabo, Babil’in Asma Bahçelerini şöyle tanımlamaktadır. “Bahçeler birbiri üzerinde yükselen büyük direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu. Büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat Nehri’nden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya yukarı çıkarılıyordu.”

Babil’in Asma Bahçeleri’nin uzunluğu 80 kilometre, genişliği 25 metre ve yüksekliği 97 metre olduğu belirtilmektedir. Söylentiye göre Babil Kralı Nebukadnezar, bu bahçeleri çölün bunaltıcı sıcağından bunalan karısı Semiramis için yaptırmıştır. Semiramis Medes kralının kızıdır. Mezopotamya’nın düz ve sıcak ortamı onu bunalıma itmiş, kral da karısının hasretini sona erdirmek için, içinde yapay dağların olduğu, suların aktığı yemyeşil bir bahçe yaptırmıştır.

Babil’in Asma Bahçeleri günümüze kadar gelmemiştir ve bugün görülebilen kesin izleri yoktur. Fakat bölgede araştırma yapan arkeologlar, Babil’deki sarayın kuzeydoğusunda görünüşü garip olan temel ve tonozlar buldular. Bunların Babil’in Asma Bahçelerine ait olup olmadığını bilinmemekle birlikte, öyle olabileceği sanılmaktadır. Babil’in Asma Bahçeleri, klasik yazarlar tarafından ayrıntılı bir şekilde tanımlanmıştır. Günümüzde bu tanımlara göre çizilen resimler dahi mevcuttur. Sanılanın aksine efsanevi bahçeler bir yerlere asılı değil, sadece sütunlarla desteklenen taraçalar üzerinde kuruludur.

3. Zeus Heykeli

olimpia-zeus-heykeliM.Ö 456 yılında yapımının bitirildiği bilinen bu eser, adına olimpiyatlar düzenlenen Tanrıların kralı Zeus için, Olimpiyatlar’a ismini veren Olimpia şehrinde yapılmıştır. O dönemlerde Yunanlıların en büyük eğlenceleri, adını Olimpos (Olimpia) şehrinden alan bu oyunlardır. Zamanla Yunanlıların olimpiyat olarak nitelendirdikleri bu oyunların öneminin artması ve yayılması üzerine, Tanrıların Kralı Zeus için adına yakışır bir tapınak yapmak istemişlerdir. Bunun üzerine önce Elis’li Lisbon tarafından tapınak yapılmış, ardından tapınağın batı ucuna Phidias tarafından Zeus heykeli yapılmıştır.

Zeus heykeli 7 metre genişliğinde ve 12 metre yüksekliğindedir. Özenle hazırlanmış olan bu heykelde Zeus, tahtına oturur şekilde bina edilmiştir. Heykelin sağ elinde zafer tanrıçası Nike, sol elindeyse üzerinde kartal olan bir asa bulunmaktadır. Tahtın üzerine, Yunan Tanrılarının ve Sfenks gibi mistik hayvanların oyma figürleri işlenmiştir. Heykelin derisinin fildişinden, sakalı, saçları ve elbisesinin ise altından yapıldığı söylenmektedir.

Heykel, M.S 255 yılında Roma İmparatoru I. Theodosius’un olimpiyatları durdurmasıyla birlikte Yunanlılar tarafından Bizans’a yani İstanbul’a taşınmıştır. Ancak M.S 462 yılında çıkan büyük bir yangında yok olmuştur.

4. Rodos Heykeli

rodos-heykeliRodos heykeli 32 metre yüksekliğinde olup, demir ve taşla desteklenmiş, bronzdan yapılmış bir heykeldir. Rodoslular tarafından Güneş Tanrısı Helios’a ithafen yapıldığı bilinmektedir. Yapılışından yok oluşuna kadar yalnızca 56 yıl geçmesine rağmen, Rodos Heykeli dünyanın yedi harikasından biri olmayı başarmıştır. Bunun en büyük sebebi, devasa bir heykel olmasının yanı sıra, Rodos adasındaki insanlar için beraberliğin simgesi olmasıdır.

Yapılan araştırmalara göre Rodos Heykeli’nin yapımı tam 12 yıl sürmüş ve heykel M.Ö 282 yılında tamamlanmıştır. Limanın hemen girişinde bulunan heykel, M.Ö 226 yılında meydana gelen bir deprem sonucunda en zayıf noktası olan dizinden kırılmıştır. Rodoslular, Firavun Ptolemy III Eurgetes’den restorasyon için yardım teklifi aldılarsa da, bir kâhine başvurmuşlar ve sonucunda yardımı reddetmişlerdir. 900 yıl kadar bir harabe halinde duran heykel, 654 yılında Arapların Rodos’u fethinden sonra tamamen yok olmuştur. Söylentiye göre heykelin kalan parçaları Suriyeli bir Yahudiye satılmış ve develerle Suriye’ye taşınmıştır.

5. İskenderiye Feneri

iskenderiye-feneri

Tehlikeli kıyı şeridi boyunca gemicileri yönlendirmek amacı ile Mısır’ın İskenderiye kenti kıyısındaki Faros (Pharos) adasında yapılmıştır. Proje Büyük İskender’in komutanları Ptolemy Soter zamanında M.Ö 290 yılları sonunda başlamış ve ölümünden sonra oğlunun hükümdarlığı zamanında bitirilmiştir.

Şehrin batı limanında bulunan İskenderiye Feneri yaklaşık 166 metre yüksekliğindedir. Sadece harikaların değil, bugüne kadar yapılmış fenerlerin de en yükseğidir. Gemicilik için güvenli bir ortam sağlamak isteyen Yunanlı tüccar Sostratus tarafından finanse edildiği söylenmektedir.

Fener’in en gizemli yanı, gündüzleri bile güneş ışığını denize yansıtmak amacı ile tasarlanmış cilalı bronz aynalarıydı. Geceleri ise aynaların önünde ateşler yakılıyor, böylece aynanın yansıttığı ışık gece yaklaşık 50 km mesafeden görülebiliyordu. Yapı, deprem ve fırtınalara bir süre dayanmış; ancak sonunda dayanamayıp çökmüştür. Üst kısmı 955 yılında bir deprem ve fırtınada kopan fenerin gövde kısmı da 1302’de başka bir depremde çökmüştür. En sonunda 1480 yılında Memlük Sultanı Kait-Bay tarafından fenerin olduğu yere yapılan bir kalede malzemeleri kullanılmak üzere tamamen yıkılmıştır. Fakat İskenderiye Feneri buna rağmen Dünya’nın Yedinci Harikası olmayı başarmıştır.

6. Kral Mausollos’un Mezarı (Bodrum Mozolesi)

halikarnas-bodrum-mozolesi

Bodrum Mozolesi de denilen Kral Mausollos’un Mezarı, M.Ö 350 yılında Kral Mousollos için karısı ve kız kardeşi tarafından yaptırılmıştır. Pythea adlı mimar tarafından inşa edilen bu eser Bodrum civarındadır ve M.Ö 350 yılında tamamlanmıştır. Tabanın üstünde kenarları heykellerle süslenmiş basamaklı bir podyum bulunuyordu. Süslü su mermerinden yapılmış lahit ve mezar odası, podyumun üstünde bulunuyordu ve İyonya tarzı kolonlarla çevrilmişti. Sıra sütunlar, yine heykellerle süslenmiş bir piramit çatıyı destekliyordu. Dört tane savaş atıyla çekilen bir savaş arabası heykeli ise piramidin tavanını donatıyordu.

Kral Mausollos’un Mezarı’nın toplam yüksekliği 45 metre idi ve 4 tarafındaki 4 heykelin her birini ayrı bir heykeltıraş yapmıştı. Bu heykeller, tanrıların değil de insanlar ve hayvanların heykelleri olmasından dolayı tarihte özel yer tutarlar. 16 yüzyıl boyunca ayakta kalmayı başaran Halikarnas Mozolesi, 15. yüzyılda Haçlı Seferleri sırasında St. John şövalyelerinin bölgeye gelmesi birlikte yok olmuştur. Mozole’nin neredeyse bütün taşları bu sefer sırasında inşa edilen, bugün Bodrum kalesi olarak geçen yapının inşasında kullanılmıştır.

7. Artemis Tapınağı (Efes)

artemis-tapinagi

Artemis Tapınağı, (Yunanca: Artemision; Latince: Artemisium) aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinmektedir. Tanrıça Artemis’e ithaf edilen bu tapınak Efes’te M.Ö 550 yıllarında tamamlanmıştır. Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan tapınaktan geriye, bugün sadece bir iki mermer parçası kalmıştır. Türkiye sınırları içerisindeki antik kent, Selçuk İzmir’de bulunmaktadır.

Tapınak Lidya Kralı Kroisos tarafından başlatılmış 120 senelik bir projenin eseridir. Dünya’nın yedi harikasını derleyen Sidon’lu Antipader tapınağı şöyle tarif etmiştir: Mağrur Babil’in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını, Alpheus’daki Zeus heykelini, asma bahçeleri, Güneşin kolosusunu, yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos’un engin mezarını gördüm; ama Artemis’in bulutlar üzerine kurulmuş evini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki “İşte! Olimpus’un dışında, güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı.” (Antipader, Yunan Antolojisi [IX.58])

Bizanslı Philon ise tapınak için şunları yazmıştır: “Kadim Babillilerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus’in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes’teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.”

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*