Televizyonun icadı ve tarihsel gelişimi

philo-taylor-farnsworth

Günümüzün olmazsa olmaz teknolojik aletlerinden biri olan televizyonun tarih sahnesine girişi, bundan yaklaşık 90 sene öncesine dayanır. Bugün hemen hemen herkes, her gün televizyon izlemekte ve büyük bir rahatlıkla olup bitenden haberdar olabilmekte. Günümüzde yaygın televizyon kullanımı yavaş yavaş yerini bilgisayara ve internete bıraksa da, televizyon 20. ve 21. yüzyılın en büyük icadıdır diyebiliriz.

Önceleri iletişim çoğunlukla radyo yayınları üzerinden yapılmaktaydı. Televizyonun icadı ise, John Logie Baird adındaki İskoç mucitin çalışmalarıyla birlikte başlamıştır.

John Logie Baird, 1924 yılında görüntüyü oluşturabilen ilk televizyonu icat etmeyi başarmıştır, ancak bu alet tamamen mekanik bir sistemle çalışmakta olduğu için modern televizyonlar açısından yalnızca bir yol gösterici konumundadır. Bugün kullandığımız tüplü televizyonların icadı ise Philo Taylor Farnsworth’un çalışmaları sonucunda gerçekleşmiştir. Bu sebeple her iki isim de televizyonun mucidi olarak anılmaktadır.

John Logie Baird

NPG x2665; John Logie Baird by Howard Coster21. yüzyılın vazgeçilmez aletlerinden biri olan televizyonun tarihi, bundan 90 yıl önce, İskoç mucit John Logie Baird ’in keşfiyle başlamıştır.

Baird, 21. yüzyılda insanları saatlerce karşısında oturtabilen televizyonun babasıdır. Keşif merakı çocuk yaşlarda başlayan Baird, 12 yaşında, evine bir elektik sistemi döşedi ve ardından yoldayken arkadaşlarıyla konuşmasını mümkün kılacak ilk telefon santralini geliştirdi. İskoçya’da Kraliyet Teknik Koleji’nde elektrik dersleri alan Baird, Glascow üniversitesinde elektrik mühendisliği okudu. Birinci Dünya Savaşı sırasında eğitimine ara veren mucit, silahlı kuvvetlerde çalışmak istedi ama kabul edilmedi. Başvurusu reddedilen Baird, Clyde Valley Elektrik Enerjisi Şirketi’nde çalışmaya başladı ancak bu kez de sağlık problemleri ona engel oldu ve işi bıraktı.

Clyde Valley’den sonra aralarında Trinidad’da bir reçel fabrikasında işçiliğin de bulunduğu çeşitli işlerde çalışan Baird, nihayet 1922’de memleketi Sussex’e geri döner ve burada tamirciliğe başlar. Baird’in Sussex’deki mütevazı hayatı, ona 50 yıldır düşlediği televizyonun icadı üzerine yoğunlaşma fırsatı vermiştir.

Parası olmadığı için ilk televizyonunu bir lavabo ve çay tenekesiyle yapan Baird, bir sonraki denemesinde projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplayıp basit bir düzenek geliştirdi ve düzeneğe kullanılmış lenslerle, devrelerden tarama diskler ekledi. Baird’in icat ettiği bu düzenek, tahta çubuklar arasına nakış iğneleri ve bal mumuyla tutturulan bir cihaz olarak TV’’nin dedesi kabul edildi. Çalışmalarını bundan sonra da sürdüren mucit, 1925’de hayal ettiği gibi, “Stok ey Bill” adını verdiği ilk ilkel televizyonda görüntü transmisyonunu da gerçekleştirmeyi başardı. Logie Baird’in bu icadı parlak bulunmuş ancak pek ciddiye alınmamıştır.

ilk-televizyon-john-logie-baird

Baird’in ilk ilkel TV’yi icat ettiği dönemde, BBC gibi yayıncılar radyoya odaklanmıştı. BBC’nin TV yayıncılığına geçişi, 1929’da sınırlı bir kitleye ulaşan ilk deneme yayınıyla başlamıştır. Günde iki yayın kuşağında hizmet vermeye başlayan BBC televizyonu, ilk kuşakta haber, ikinci kuşakta ise müzik yayını veriyordu.

Philo Taylor Farnsworth

philo-taylor-farnsworthPhilo Taylor Farnsworth 19 Ağustos 1906 tarihinde doğmuştur. ABD’li mucit, orta halli laboratuvarında 7 Eylül 1927 tarihinde, görüntüyü bir odadan başka bir odaya nakletmeyi başarmış ve bugün de kullandığımız tüplü televizyonu icat etmiştir.

Farnsworth başarılı elektronik televizyon gösterimini gerçekleştiren ikinci kişidir. Kendi kendini yetiştiren 21 yaşındaki mütevazi dahi orta halli laboratuvarında 7 Eylül 1927’de bir görüntüyü odadan odaya nakletmeyi başarmıştır. Bu, Idaho’da 14 yaşında bir köy çocuğuyken hayal ettiği şeydir. Tıpkı radyonun sesi ilettiği gibi, havadan görüntüyü iletmeyi aklına koymuş ve bunu başarmıştır.

Farnsworth’un televizyonun icadına ilişkin düşünceleri 14 yaşındayken başladı. Bir gün tarlayı sürerken, şaşkınlıkla şunu fark etti: Görüntü tıpkı tarladaki gibi yatay sıralarda dizilmiş elektronlarla nakledilebilirdi. Bu fikir, onun görüntüyü nakledecek cihazı icat etme yarışında bir adım öne geçmesini sağladı, çünkü diğer mucitler sorunu mekanik sistemlerle çözmeye çalışıyordu.

Televizyonu bulmak, Farnsworth’a yaşarken de, öldükten sonra da yaramadı. Hayatı boyunca televizyona bir kez çıktı. CBS’in “Benim Bir Sırrım Var!” adlı oyun programına da çıkmıştır. Programda ünlü konuklar, karşılarındaki ünsüz kişiye sorular yönelterek sırrını ortaya çıkarmaya çalışıyorlardı. Farnsworth ünsüz konumundaydı. Sırrı da elektronik televizyonu icat etmiş olmasıydı. Ünlüler sırrı çözemeyince Farnsworth evine 80 dolar ve bir karton da Winston sigarasıyla birlikte dönmüştür.

Farnsworth, 1971 yılında 64 yaşında hayata veda etmiştir. Her zaman arkasında olan karısı Elma Farnsworth, bu yılın 1998 yılında ölene kadar, onun tarihte hak ettiği yeri alabilmesi için uğraşmaya devam etmiştir. Çabalarının karşılığını ise ancak 2002 yılında, televizyonun icadının 75’inci yılı nedeniyle yapılan Emmy yayınında almıştır. Bayan Farnsworth’un “televizyona çıkan ilk kadın” olarak alkışlandığı gecede Philo T. Farnsworth ise ilk kez televizyonun mucidi olarak onurlandırılmıştır.

Televizyonun Gelişimi

7 Eylül 1927 tarihinde Philo Farnsworth’ün kendi laboratuvarında ilk tüplü televizyonu icat etmesinin ardından, televizyonun gelişimi hızla devam etmiştir.

1936 yılında İngiltere’de Isaac Shoenberg 405 satır görüntü aktarımı için bir cihaz geliştirdi. 1944 yılında ise Sovyetler Birliği’nde 625 satırlık görüntü aktaran yeni cihazlar geliştirildi. Yenilikler devam ederken, satır sayısı da gitgide arttı.

1941 yılında saniyede 30 kare ve 525 satır aktarımı uygulanmaya başlandı. Temmuz 1941 yılında televizyonculuk ile ilgili ticari lisanslar serbest bırakılsa da yayınlanacak televizyon programları kısıtlı olduğu için başarılı olunamadı.

İkinci dünya savaşından sonra televizyon yayınları düzenli hale gelmeye başladı. Renkli televizyonların icadı ile gelişim daha da hızlandı.

Ve günümüz. Artık televizyonlar 3 boyutlu film izlenmesine imkan sağladığı gibi, internete dahi bağlanabiliyor.

3d-televizyon

14 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*